2026 BÜTÇESİ KRİZ YÖNETİMİ Kontrolsüz Harcamalara Karşı Zorunlu Tedbirler
- 4 gün önce
- 2 dakikada okunur

Son günlerde kamuoyuna yansıyan gelişmeler, ülkemizde yaşanan mali sorunun teknik bir bütçe dengesi meselesi olmaktan çıkarak doğrudan bir yönetim sorununa dönüştüğünü açıkça ortaya koymaktadır. Hükümetin, hayat pahalılığı ve maaşlar üzerinde düzenleme yapma iradesini Meclis sürecinden geri çekerek Yasa Gücünde Kararname yoluyla uygulamaya yönelmesi, hem ekonomik yaklaşım hem de yönetsel tercih açısından ciddi sakıncalar içermektedir.
Hazırlamış olduğumuz “2026 Bütçesi Kriz Yönetimi” başlıklı mali analiz çalışmasında da ortaya konulduğu üzere kamu maliyesinde yaşanan sorun, kaynak yetersizliğinden değil; harcama disiplini, denetim ve performans esaslı yönetim mekanizmalarının etkin şekilde işletilememesinden kaynaklanmaktadır. Mevcut yapı, harcamaların ne ölçüde sonuç ürettiğinin bilinmediği, kontrol ve denetim süreçlerinin zayıfladığı ve bütçenin teknik bir yönetim aracı olmaktan uzaklaştığı bir görünüm arz etmektedir.
Bu çerçevede çözümün maaşlar veya hayat pahalılığı ödeneği üzerinden aranması, sorunun kaynağı ile çözüm aracı arasında açık bir uyumsuzluk yaratmaktadır. Kamu çalışanlarının gelirine yönelik müdahaleler kısa vadede sınırlı bir mali etki üretse dahi, orta vadede iç talebin daralmasına, ekonomik faaliyetlerin zayıflamasına ve dolaylı olarak kamu gelirlerinin azalmasına yol açma riski taşımaktadır. Bu yönüyle söz konusu yaklaşım, mali dengeyi güçlendirmek yerine zayıflatabilecek niteliktedir.
Öte yandan, düzenlemenin Yasa Gücünde Kararname ile hayata geçirilmesi, yasama sürecinin sağladığı tartışma ve değerlendirme imkânını ortadan kaldırmakta, kamuoyunda oluşan hassasiyetlerin sağlıklı bir şekilde ele alınmasını güçleştirmektedir. Bu tür düzenlemelerin geniş toplumsal etkileri dikkate alındığında, daha kapsayıcı ve katılımcı bir süreçle ele alınması gereklidir.
Mevcut bütçe yapısı incelendiğinde, mali disiplin açısından öncelikli risk alanlarının maaşlar değil; kontrolsüz büyüyen, performans ve etki analizi yapılmadan sürdürülen harcama kalemleri olduğu açıkça görülmektedir. Özellikle cari transferlerin bütçe içindeki yüksek payı, dağınık ve parçalı harcama yapısı ile ölçülebilir sonuç üretmeyen kamu harcamaları, mali dengenin sürdürülebilirliği açısından temel sorun alanlarını oluşturmaktadır.
Bu nedenle mali dengeyi sağlamak amacıyla öncelik, gelir azaltıcı tedbirler yerine harcama disiplininin tesis edilmesine verilmelidir. Vergi sisteminin adil ve etkin şekilde işletilmesi, kayıt dışılıkla mücadele edilmesi, cari transferlerin kural bazlı bir çerçevede yeniden yapılandırılması ve performans esaslı bütçeleme anlayışının hayata geçirilmesi, kalıcı ve sürdürülebilir çözümler açısından zorunludur.
Hazine ve Maliye Çalışanları Sendikası olarak, kamu maliyesinde sürdürülebilirliğin ancak disiplin, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri temelinde sağlanabileceğini vurguluyor; krizin yükünün kamu çalışanlarının gelirleri üzerinden karşılanmasının doğru bir yaklaşım olmadığını ifade ediyoruz. Mali denge, gelir kesintileriyle değil, kaynakların etkin ve verimli kullanımıyla sağlanabilir.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Lisani ÖZÇÜRÜMEZ Maliye-Sen Genel Sekreteri





Yorumlar