Din ve Vicdan Özgürlüğü: Ders Kitaplarına Dini Unsurların Eklenmesi
- Lisani ÖZÇÜRÜMEZ

- 31 Ağu 2023
- 2 dakikada okunur

Din ve vicdan özgürlüğü, demokratik ve çoğulcu toplumlarda temel bir haktır. Bu hak, bireylere kendi inançlarını özgürce yaşama ve ifade etme imkanı tanır. Ancak son dönemde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde ders kitaplarına yapılan müdahaleler bu özgürlüğü tehdit etmektedir.
Özellikle Türkçe ders kitaplarına sonradan eklenen bölümlerde dini sembollerin ve kavramların yer aldığı görülmektedir. Bu durum, Kıbrıs'ın çok kültürlü yapısını yok saymakta ve Kıbrıslı Türk toplumunu tek bir din ile tanımlamaya çalışmaktadır. Ders kitaplarında sadece İslam dinine ait sembollere yer verilmesi, diğer inanç gruplarını dışlamakta ve onların din ve vicdan özgürlüklerini ihlal etmektedir.
Ders kitapları eğitimin temel araçlarındandır ve öğrencilerin dünya görüşlerinin şekillenmesinde büyük rol oynar. Dini sembollerle ve kavramlarla dolu kitaplar, çocuklara erken yaşta dayatılan bir dini bakış açısı sunmaktadır. Bu durum, bireylerin kendi inanç ve değerlerini özgürce seçme haklarını engellemektedir. Çocuklar, kendilerine sunulan bu tek tip düşünce yapısı içinde sorgulama ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirmekte zorlanabilirler.
Kıbrıs Türk Toplumunun kültür yapısına yapılan müdahaleler hiçbir zaman kabul edilemez. Kıbrıslı Türkler kendi tercihlerine saygı gösterilmesine büyük önem vermekle beraber, azınlıkların düşüncelerinin ve yaşam tarzlarının tehdit edilmesine her zaman karşı çıkmışlardır. Bu tür müdahaleler, toplumun çeşitliliğini ve zenginliğini göz ardı ederken, aynı zamanda insanların temel haklarını hiçe saymaktadır. Eğitim sistemi, öğrencilere farklı inanç ve kültürlerin değerlerini öğretmeli ve onları hoşgörü, saygı ve anlayışla büyütmelidir. Bu sayede, Kıbrıs Türk toplumu daha güçlü ve dayanışma içinde olacaktır.
Ders kitaplarındaki bu tür dini unsurların kaldırılması ve eğitim sisteminin daha laik ve kapsayıcı bir yapıya kavuşturulması gerekmektedir. Bu süreçte, eğitimciler, veliler ve sivil toplum örgütleri önemli roller üstlenmelidir. Kıbrıs Türk toplumunun kültürel zenginliği ve çoğulcu yapısı, gelecek nesillerin de koruması ve sürdürmesi gereken değerlerdir.
Bazı dar görüşlü çevreler, sivil toplum örgütleri ve sendikaların bu tür baskılara karşı çıkmalarını din karşıtlığı olarak nitelendirerek, din ve vicdan özgürlüğü kavramını çarpıtmaya çalışabilirler. Ancak unutmamak gerekir ki, devletin en temel işlevlerinden biri, vatandaşlarının haklarını korumak ve her bireyin düşünce ve yaşam tarzlarına saygı göstererek, baskıdan uzak ve eşit mesafede durmaktır. Bu bağlamda, sivil toplum örgütleri ve sendikaların bu konudaki hassasiyetleri, aslında din karşıtlığından ziyade, demokratik ve çoğulcu bir toplumun gerekliliğini vurgulamaktadır. Bu tür müdahalelere karşı durarak, toplumun her kesiminin din ve vicdan özgürlüğünü savunmak, devletin ve sivil toplumun ortak sorumluluğudur.
Sonuç olarak, KKTC'deki ders kitaplarına dini unsurların eklenmesi konusunda yapılan müdahalelerin, Kıbrıs Türk toplumunun kültürel yapısına zarar verdiği ve din ve vicdan özgürlüğünü tehdit ettiği göz önünde bulundurulmalıdır. Bu tür uygulamaların önüne geçilmesi, eğitimde tarafsız ve kapsayıcı bir yaklaşımın benimsenmesi, toplumun tüm kesimlerinin haklarının korunması açısından önemlidir.





Yorumlar